En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YANGINLAR

Küresel iklim değişikliği sonucu dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması beraberinde yangın risklerinin de artmasında önemli bir neden oldu.

Maddenin ısı ve oksijenle birleşmesiyle oluşan yangınların gerçekleştiği ortamda, maddi hasarların yanı sıra insanlar başta olmak üzere diğer canlı varlıklarda yaşamlarını kaybediyor. Ya da canlı bedenler üzerinde onarımı güç izler bırakıyor yangınlar…
Yangınların küresel iklimin değişmesi sonucu dünya genelinde artış göstermesi, insanlığın geleceği açısından büyük bir felaket olarak görülüyor.
Yangınların oluşmasının tek nedeni küresel ısı sıcaklığının artması değil şüphesiz… Ülkemizde meydana gelen yangınlar konusunda açıklama yapılan Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yangın nedenleri şöyle sıralanıyor:
% 54 oranında anız yakılması, % 10 terör ve kundaklama, % 10 yıldırım çarpması ve % 26’ sı bilinmeyen (faili meçhul) nedenler yüzünden yangınlar çıkabiliyor.
Yine aynı verilere göre ülkemizde 1937-2009 yılları arası 72 yıllık dönemde toplam 86.769 orman yangını yaşanmış. Görülüyor ki yangınlarda insan kaynaklı nedenler önemli bir yer tutuyor. Ekim 2018 ile Eylül 2019 tarihleri arası meydana gelen orman yangınlarında ise 4.132 orman yangını yaşandı.
Deniz manzaralı ormanlık alanların yanması ‘kasıtlı olma, iddialarını gündeme taşıyor. Son 10 yılda ülkemizde 22.085 orman yangını oldu ve bu yangınlar 73.302 hektarlık alana zarar verdi.
 2020 yılı Temmuz ayında Çanakkale Gelibolu’da gerçekleşen yangın; yakınındaki köylerin boşaltılması bir yana şehitliklerin muhafazası, sit alanlarının genişletilmesi ve korunması; yangınların büyümeden önlenmesi açısından dikkate alınması zorunlu önlemler olarak görüldü.
Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangınlarının önlenmesi amacıyla ‘insansız otomatik yangın tespiti, yapan kameralardan ve yangın aşamasında havadan müdahale eden helikopter ve uçaklardan yararlanıyor. Bu arada yangınları fark eden vatandaşlarımızdan ‘ALO 177,yi aramaları isteniyor.
Orman varlığımızın korunması, oksijeni bol yeşil bir çevre oluşumu yanında, orman içinde yaşayan canlı varlıkların korunması ile birlikte ekonomik yönden orman ürünlerinden yararlanmak açısından da büyük önem taşıyor.


DÜNYA GENELİNDE YAŞANAN ORMAN YANGINLARI

Climate Focus isimli çevre örgütü verilerine göre, dünya genelinde 2014-2018 yılları arasında her yıl İngiltere ( Birleşik Krallık) kadar ormanlar yangınlar sonucu yok oluyor. Aynı tarihler arasında yılda ortalama 26 milyon hektarlık ormanlık alan tahrip oluyor.
2019 yılında dünyanın akciğerleri olarak anılan ve gezegenimizdeki oksijenin % 20 sini üreten Amazon Ormanlarında ki yangında her 1 dakikada 1 futbol sahası büyüklüğünde alan yok oldu. 
Bu durumun iklim değişikliğiyle birlikte doğal hayatında olumsuz etkilenmesine yol açması insanlık açısından endişe verici olarak nitelendiriliyor.


AVUSTRALYA’DA ÇIKAN ORMAN YANGINLARI

Avustralya’da 2019 yılı Eylül ayında başlayan yangınların giderek şiddetlenmesi ve 2020 yılı Ocak ayına girildiği ortamda da devam etmesi tüm insanlığın gündemine oturdu.
Avustralya yangınlarının o bölgede yaşayan insanlar ve ormanlarda bulunan diğer canlılar üzerindeki bedeli çok ağır oldu.
Yangınların tamamen kontrol altına alınamadığı yer yer devam ettiği Ocak 2020 ortalarında 25 kişinin hayatını kaybettiği, 1 milyara yakın hayvanın öldüğü, 8 milyon hektarlık alanın küle döndüğü, 2 binden fazla evin yıkıldığı veya hasar gördüğü maddi zararın 2 milyar Avustralya dolarını aştığı ifade edilmişti.
Yangınlar esnasında iki büyük yangının birleşip ‘mega yangın, tehlikesi oluşturması nedeniyle de 240 bin kişiye tahliye çağrısı yapılmıştı. Ocak 2020 tarihi itibarıyla henüz kontrol altına alınmayan ve devam eden yangınların tehdit ettiği bölgeler bulunmaktaydı.
Yangın dolayısıyla yaşanan büyük felaket sonucu dünya genelinde adını duyurmuş ünlü sanatçılar ve iş insanları yangınla mücadele amacıyla büyük miktarda bağışta bulunmuşlardı.
Avustralya’nın Sidney kentinde yangınların söndürülememesi yüzünden hükümeti protesto amacıyla binlerce kişi sokağa döküldü ve yürütülen küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve emisyon politikaları protesto edildi.
Bilim insanlarınca yapılan değerlendirmeye göre felaketin bilançosu muazzam bir boyutta. Havaya salınan karbon gazının emilimi için en az 100 yıl gerektiği ifade ediliyor.
Avustralya yerlileri olan ve Yeni Güney Galler Eyaleti’nde yaşayan yerliler, kendileri için kutsal kabul ettikleri Gulaga ve Dramedary Dağları arasında kalan pek çok kültürel bölgenin yok olduğunu açıkladılar.
Yangınların asırların oluşturduğu kültürel değerleri yok etmesi insanlık açısından da büyük bir kayıp olarak görülüyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde de olsa ormanlarda çıkan yangınlara kayıtsız kalmak insanlığın sahip olduğu değerlere sırt çevirmek anlamına geliyor ne yazık ki…


GELECEK 10 YILIN BÜYÜK RİSKLERİ

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanıp yayınlanan ‘Küresel Riskler Raporuna, göre; aşırı hava olayları, doğal afetler, biyolojik çeşitlilik kaybı, ekosistemin tahribatı, insan kaynaklı çevresel zararların içinde yangınların oluşturduğu büyük tahribata dikkat çekilmektedir.
İngiliz Meteoroloji Kurumu olan Met Office de, 2020 yılının en sıcak yıllardan biri olacağı öngörüsünü paylaştı.
Türkiye olarak da dünya genelinde oluşan bu yangınlardan ders çıkarmamız gerekiyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay’da ülkemiz açısından olabilecek risklere karşı uyarıda bulundu.
Sayın Doğanay’a göre; tehlike uzakta değil, yanı başımızda. Acil eylem planları yapılması gerekiyor. Her yer ayrı ayrı, bölge, bölge ele alınıp risk analizleri yapılmalı ve o riskler doğrultusunda çözümler üretilmeli.
Sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ağaçlar daha erken yaprak döküyor ve ormanları koruyan orman altı örtüsü daha fazla yanma riski taşıyor.
Ayrıca büyük bir bölümü yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz iklimi etkisinde olan Türkiye’de ormanların ‘% 60’nın yüksek yangın riski altında olduğu ifade ediliyor.
Küresel iklim değişikliklerinin ülkemizde de yaşandığı bu riskli ortama karşı zorunlu önlemlerin bir an önce alınması ‘olmazsa olmaz, koşulların başında gelmelidir. Bireysel olarak piknik ve benzeri amaçla orman bölgelerinde bulunurken veya yanından geçerken çok dikkatli ve duyarlı olmamız gerekiyor.
Unutmayalım ki; ormanlar hepimiz için geleceğimiz ve sağlıklı yaşam koşullarında yaşamamız açısından ihmal edilmemesi gereken çok değerli zenginliğimizdir. Buhari’den rivayet edilen bir hadiste de Peygamberimiz ormanın ve ağacın önemine atfen ‘ Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin!,, buyurmaktadır.
(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com


 Okunma Sayısı : 127

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 68026

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.