Mehmet BOZDEMİR
BASIN AÇIKLAMASI-DEMOKRASİ, HUKUK VE AHLAK ASKIYA ALINDI...VATANSEVER DEMOKRATLAR NEREDE ???
Hayrani ALTINTAŞ
SEVGİ VE AŞK
Atıf ÖZGEN
SUÇ VE CEZA İSTATİSTİKLERİNDE İNSAN
Mustafa KALABALIK
Unutmak…!
Abdülkadir GÜLLÜ
Aldanıyor Aldatan
Ayşe SUCU
Di­ya­net din­dar­lık öl­çe­bi­lir mi?
Mehmet Hanefi ÇELEBİOĞLU
SİYASİ PARTİLER KANUNU VE DEMOKRASİ
Bekir ERDEM
YARGIMIZ VE OSMANLI ADALETİ
Muhammed Yüksel ARKALI
MİZAN BAŞI İTİRAFLARI
Sedat ASLAN
BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
Yazarların Tüm Listesi
Yazılar \ İNSANLIĞIN YOKSULLUKLA İMTİHANI
Yazar: Atıf ÖZGEN  Tarih: 31.08.2011

 

İNSANLIĞIN YOKSULLUKLA İMTİHANI…

 

                                                                 Atıf ÖZGEN (*)

 

GİRİŞ

       Yoksulluk, insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahiptir. Üzerinde insanları asırlar boyu kafa yorduğu yoksulluk günümüzde de değişik boyutlarıyla dünya genelinde uluslar arası yardım kuruluşların toplantılarında ele alınmaktadır.

         Tarihte yoksulluk girdabına kapılmış ülkeler olduğu kadar, zenginleşmiş ülkelerde mevcuttu. Yüce kitabımız Kuran’da zenginleşmiş lüks ve varlık içinde yaşayan Ad, Semud kavimleri ile Sebe halkından söz edilmektedir.

        Bu kavimler bağ ve bahçelerinin olduğu muhkem evlerde lüks ve saltanat içinde yaşıyordu. Semud kavmine gönderilen Salih Peygamber ‘’ Siz burada güvenlik içindemi bırakılacaksınız.? ,, ( Şuara, 146) sözüyle kavmini uyarmıştı. Ancak onlar peygamberlerini dinlemiyor, Hazreti Nuh ve Salih peygamberleri öldürmek için türlü tuzaklar kuruyorlardı.

         Allah’a ibadete yanaşmayan kendi yaptıkları putlara tapan bu inkarcı kavimlerin helak oluşlarını yine Kuran’dan öğrenmekteyiz. Semud kavmi dayanılmaz bir ses ile Hazreti Nuh’un kavmi ise yeryüzünü kaplayan sel ile helak oldular. Nuh peygamber bu sel tufanından öz oğlunu bile kurtaramamıştı.

        Peygamberimiz Hazreti Muhammet de bir hadisinde insanların kıymetini bilemedikleri beş şeyden birinin de zenginlik olduğunu haber vererek, ‘’ Fakirlik gelmeden önce zenginliğin kıymeti bilinmeli,, demiştir.

 

YOKSULLUĞUN   NEDENLERİ

       Bilimsel alanda yapılan çalışmalar yoksulluğun değişik nedenleri olduğunu ortaya koymaktadır. Ekonomik krizler, savaşlar, doğal afetler, gelir dağılımındaki bozukluklar yoksulluğa yol açmakta insanlar bunların sonucunda göçe zorlanmaktadır.

        Bireysel anlamda yoksulluk kişinin günlük temel ihtiyaçlarının tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olamaması durumu olarak ifade edilmektedir. Yoksulluğun bireysel boyutunu aşarak tüm topluma sirayet edip kitleselleşmesi ve dünyanın değişik bölgelerine yayılması beraberinde çok önemli sorunları getirmektedir.

         Savaşlar, tarih boyunca insanların emek ve alın teriyle ortaya koyduğu eserleri yok etmiş silahların yol açtığı ölümler insanlığı açlığa mahkum etmiştir. 1. ve 2. Dünya savaşlarında ölen insanların önemli bir kısmı silahlardan ziyade açlığa mahkum edilmiş insanlar arasından olmuştur.

           1929 ekonomik krizi ve sonraki yıllarda yaşanan krizler başta ABD olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde yoksul insan sayısının artmasına neden olmuştur. Çünkü ekonomik krizler iş yerlerinin kapanmasına ve sonuçta çalışan işçilerin çıkarılmasına neden olmaktadır. İşsiz kalan insanlar yokluk ve açlıkla boğuşmaktadır.

           Yakın tarihlerde yaşanan ekonomik krizlerde ülkemizde dahil olmak üzere çok sayıda banka ve iş yerleri kapanmış insanlar yoksulluğun getirdiği sosyal boyutlu sorunlarla baş başa kalmıştır. Bireyleri intiharlara kadar sürükleyen bu sorunlar yoksulluğa doğuran işsizlikten kaynaklanmaktadır.

           Doğal afetler içinde sayabileceğimiz sel, deprem ve yangınlar insanların ellerindeki malları yok etmekte insan oğlu bir gecede fakirleşmektedir. Özellikle ülkemizde dayanıksız yapılaşma, nehir ve dere yataklarına ev yapılması orman yangınlarına sadece çevre felaketlerine yol açmakla kalmamakta insanımızı da yoksullaştırmaktadır.

           2011 yılı yazında Afrika’nın bazı bölgelerinde yaşanan kuraklıktan insanlar büyük ölçüde etkilenmiş özellikle Somali’de çocuk ölümleri uluslar arası yardım kuruluşlarını harekete geçirmiştir. Türkiye’de devlet ve sivil toplum kuruluşlarıyla Somali’den yükselen çığlıklara kayıtsız kalmayarak yardım elini uzatmıştır. Afrika’da yaşanan bu kuraklık göç dalgasını da beraberinde getirmiş yüz binlerce insan yollarda telef olmuştur. Açlık ve sefalet insanlar arasında güven ortamının da  sarsılmasına yol açmakta bir lokma yiyecek endişesi her şeyin önüne geçmektedir.

           Diğer taraftan kamu ve özel sektörde hizmet yapan işçi ve memurlar arasındaki gelir dağılımı ve siyasi iktidarların ücretlerdeki adaleti sağlayacak gelir dağılımı reformunu bugüne kadar gerçekleştirememiş olması yoksulluğun bir başka nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK

         Türkiye’de yoksulluğa ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumunca derlenmekte ve periyodik olarak yayımlanmaktadır. Ayrıca sendikaların bir kısmı da açlık ve yoksulluk sınırını ifade eden 4 kişilik bir aileyi baz alan gelir durumu konusunda kamu oyunu aydınlatmaktadır.

          TÜİK tarafından yapılan 2009 yılı Yoksulluk Analizi Kurumun web sitesinde ‘ Haber Bülteni, başlığı ile yayımlanmaktadır. Verilere göre ülkemizdeki yoksulluk oranı % 18,08 olarak açıklanmıştır. Türkiye’de fertlerin yaklaşık % 0,48 i yani 339 bin kişi gıda harcamalarını içeren açlık sınırının altında yaşamaktadır. Nüfusun % 18,08 i yani 12.751 bin kişi ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırı altında bir gelire sahiptir.

           Rakamlar gösteriyor ki yoksulluğun azaltılması yolunda olumlu bir seyir gözlenmekle beraber yine de üzerinde ciddiyetle durulması zorunlu bir sorunla karşı karşıyayız. Geleceğin refah toplumunu oluşturma yolunda ücretlerdeki adaletsizliğin giderilmesi, işsizlik oranının azaltılması, tarımda yeşil alanların korunması, toprakta erozyonun önüne geçilmesi, ekonomik krizlere karşı önceden alınan tedbirlerin kuvvetlendirilmesi önemini korumaktadır.

            Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, yer altı zenginlikleri yanında Doğu (DAP) ve Güneydoğu Anadolu ( GAP ) projelerinin de devreye girmesiyle yoksulluğun yenilmesi yolunda önemli olarak nitelendirilebilecek mesafeyi kısa sürede aşabilir. Bu konuda uzun süredir başımızı ağrıtan terör belasını defetmek zorundayız.

 

SONUÇ

         Yoksulluk her ülke için olduğu kadar bizim ülkemiz içinde insani ve sosyal gelişim yolunda önemli bir engeldir. Doğal afetler içinde yer alan deprem, sel ve kuraklık zaman, zaman bizimde kapımızı çalmaktadır.

          Her konuda olduğu gibi yoksulluk konusunda da bizzat devletin ilgili kurumlarının planlayacağı geleceğe yönelik yoksulluk stratejilerine ihtiyacımız vardır. Gerçi 5 yıllık Kalkınma Planları ile Kentsel Yoksulluk; Göç ve Sosyal Politika çalışmaları ile bu duruma ilişkin öneriler geliştirilmekle birlikte yine de yeterli olduğunu söyleyemeyiz.

           Dünya’da ekonomik büyüklüğe erişmiş 20 ülke arasında yer alan ( son veriler 16. sırada olduğumuzu gösteriyordu) Türkiye’nin gücünü koruyabilmesi dost ve kardeş ülkelere yardımcı olabilmesi ekonomik zenginliği iyi değerlendirip, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ile fert başına düşen geliri daha da artırmasıyla mümkün olabilir.

            Ünlü İtalyan Siyaset Kuramcısı Norberto Babbio’ya göre ; ‘’ Zenginle fakir, güçlü ile güçsüz arasındaki muazzam farkı dert edinmek, siyasal tavrın en belirleyici eşiğidir.,, 

             ABD’li felsefeci, yazar, bilim adamı siyasetçi ve diplomat Benjamin Franklin ise ekonomideki israfa ve mali açıklara işaret eden bir sözünde şöyle diyor:

            ‘’ Küçük harcamalardan sakının, ufak bir delik kocaman bir gemiyi batırmaya yeter.,,

             Yazımızı son olarak ünlü İngiliz filozof , bilim ve devlet adamı, hukukçu Francis Bacon’un şu sözleriyle noktalayalım:

             ‘’ Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil muhafaza ettiklerimizdir.,,      

 

(*) İDD Kurucu Üyesi, Eğitim, Sağlık Araştırma Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı

      Ankara, 27.08.2011   

 

Bu yazıyı : 852 kişi okudu.
Arkadaşına Gönder  Yazdır
BANKA HESABLARI   |  Duyurular   |  Ana Sayfa   |  Konuk Defteri   |  İletişim
İnsani Değerler Derneği | ANKARA | 0312 287 04 55
Nasuh Akar Mah. Ziyabey Caddesi 1400.( 22.eski) sokak No:16/1 Balgat ANKARA     Tel: 0312 287 04 55- 0312 285 76 72 Faks: 0312 287 04 55  E-Posta: bilgi@insanidegerler.org
Ziyaretçiler - Online: 4 Bugün: 14 Toplam: 349041

AKSETWEB - V3.0